Hierapolis, Denizli iline bağlı Pamukkale bölgesinde bulunan, antik dönemde kurulmuş önemli bir şehir ve arkeolojik alanıdır.
MÖ 2. yüzyılda Bergama Krallığı tarafından kurulan Hierapolis, termal suları ve şifalı kaplıcalarıyla ünlüdür. Bu özelliği sayesinde tarih boyunca hem sağlık merkezi hem de dini bir merkez olarak kullanılmıştır.
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Hierapolis, Roma dönemine ait tiyatrosu, antik havuzu (Kleopatra Havuzu), Apollon Tapınağı ve nekropol alanıyla dikkat çeker. Şehrin en dikkat çekici yapılarından biri olan travertenler, termal suların bir araya getirdiği doğal bir harikadır ve bölgeye binlerce ziyaretçi çekmektedir.
Hierapolis, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle geçmişin büyüsünü hissettiren eşsiz bir destinasyondur.
DENEYIMLERIM
İlk gittiğimde, sıcaklık ve kalabalık beni biraz hazırlıksız yakalamıştı. Özellikle yaz aylarında gidiyorsanız, yanınıza mutlaka şapka ya da şemsiye, bol su ve rahat bir yürüyüş ayakkabısı almanızı öneririm. Öğle saatlerinde sıcaklık çok bunaltıcı olabiliyor; bu yüzden sabah erken saatler ya da akşamüstü saatleri daha uygun olacaktır.
Hierapolis’e giriş, Müze Kart ile yapılabiliyor ve içeride araç bırakmak için geniş bir otopark alanı var. Ancak söylemeliyim ki burası oldukça büyük bir yer. Antik tiyatro, Kleopatra Havuzu, Apollon Tapınağı, Nekropol alanı ve elbette Pamukkale travertenleri gibi gezilip görülmesi gereken çok nokta var. Sadece bir gün, burayı keşfetmek için yetmeyebilir.
Travertenlere gelirsek... Doğanın adeta beyaz bir örtüyle kapladığı bu muhteşem yer, fotoğraflarda göründüğünden çok daha etkileyici. Ancak oldukça kaygan olduğu için yürürken çok dikkatli olmalısınız. Ayrıca, travertenlerde çıplak ayakla yürüme zorunluluğu var.
Bu da sıcak havalarda oldukça zorlu olabilir, ama gün batımında burası gerçekten büyüleyici bir manzara sunuyor. Ne yazık ki özellikle yaz sezonunda aşırı kalabalık oluyor; fotoğraf çekmek ya da manzaranın tadını çıkarmak için sabırlı olmak gerekiyor.
Gezi sırasında acıkırsanız içeride yeme-içme alanları mevcut, ancak fiyatların oldukça yüksek olduğunu belirtmeliyim. Yanınıza atıştırmalık bir şeyler almayı düşünebilirsiniz. Çocuklu aileler için de uygun bir destinasyon, çünkü hem tarihi keşfetmek hem de doğal güzelliklerin tadını çıkarmak çocuklar için de öğretici ve keyifli bir deneyim oluyor.
Hierapolis, tarih ve doğayı bir arada keşfetmek isteyen herkes için unutulmaz bir deneyim sunuyor. Eğer vaktiniz varsa, kesinlikle birkaç gününüzü ayırmanızı ve rahat bir tempoda keşfe çıkmanızı tavsiye ederim. Bu eşsiz yeri görmek kesinlikle pişman etmeyecek!
Yorumlar
Yorum Gönder